Elveda…

En sonunda uzun zamandır tek başıma yaşadığım Hayalet Gemi'den ayrılma zamanı gelip çatmıştı... Köprüüstü'nde son kahvemi yudumlayıp sigaramı tüttürürken, doğup büyüdüğüm şehri İstanbul'u izlemeye koyuldum... Çocukluğumun yaz aylarının geçtiği Heybeliada yine uzaklardan sanki gülümsüyordu bana... Hava soğuk olmasına rağmen kırlangıça çıktım... Sinirli bir martı tepemde bir kaç tur atıp, neden ekmek atmıyorsun der gibi bakıp, bir süre … Okumaya devam et Elveda…

Reklamlar

Bu Gemi’de kirleniyorum…

Zeytinburnu açıklarında terk edilmiş gemiye ayak bastığım günden beri banyo yapmamıştım... Gemi artık bir hurda yığını haline geldiğinden, su tesisatları harap olmuş, zaten yeterli mazot olmadığı için jeneratör devre dışı kaldığından sıcak su üretmek mümkün değildi... Sadece el yüz ve ayaklarımı yıkayabildiğim "yirmilik bidonlar" dışında temizlik için kullanabileceğim başka su yoktu... Ana jeneratör mazot bittiği … Okumaya devam et Bu Gemi’de kirleniyorum…

Son yuvam; terk edilmiş bir gemi…

ÖZGÜRLÜK İÇİN... Bütün ışıklar söndü... Zifiri bir karanlık... Ve sessizlik... Bir gemide sessizlik varsa bela uzak değildir... Makine dairesinde jeneratör önce homurdandı sonra tısladı ve sustu... Son mazot damlalarını içtikten sonra her tarafı karanlığa boğdu... Denizin sesi ve kamarada bıraktığımız Hera'nın havlamasından başka ses duyulmuyor... Artık hiç olmadığı kadar yalnızız!.. * Aç şu telefonunun ışığını … Okumaya devam et Son yuvam; terk edilmiş bir gemi…