Hayalet gemiye sevgilim geliyor…

Bir kaç kişi hariç hiç kimsenin nerede olduğumu bilmediği, bir anlamda inzivaya çekildiğim terk edilmiş ve batma riski olan gemide üçüncü sabahıma uyandım... Soğuk, rutubet, yalnızlık ve yaşamsal bir çok şeyden mahrum durumda olduğum gemiden dışarıya bakınca; İstanbul her zaman olduğu gibi tüm güzelliği ile karşımda duruyordu... Uzaktan bakınca ne güzel bir şehirdi şu İstanbul... … Okumaya devam et Hayalet gemiye sevgilim geliyor…

Reklamlar

Hayalet Gemi’de ilk günüm…

İKİNCİ BÖLÜM Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte rutubet içindeki kamaramda üşümekten kaskatı kesilmiş vaziyette gözlerimi açtım... Terk edilmiş bu yaşlı gemide ilk sabahımdı... Dondurucu soğuk insanın içine işliyordu... Sudan çıkmış balık gibi titriyordum... Bir kaç dakika daha yataktan kalkmamaya karar verdim... Bir sigara yaktım... Ahhh şimdi bir kahve olsaydı diye iç geçirdim... Yanımda gelirken getirdiğim kaşar peyniri, tereyağı, … Okumaya devam et Hayalet Gemi’de ilk günüm…

Son yuvam; terk edilmiş bir gemi…

ÖZGÜRLÜK İÇİN... Bütün ışıklar söndü... Zifiri bir karanlık... Ve sessizlik... Bir gemide sessizlik varsa bela uzak değildir... Makine dairesinde jeneratör önce homurdandı sonra tısladı ve sustu... Son mazot damlalarını içtikten sonra her tarafı karanlığa boğdu... Denizin sesi ve kamarada bıraktığımız Hera'nın havlamasından başka ses duyulmuyor... Artık hiç olmadığı kadar yalnızız!.. * Aç şu telefonunun ışığını … Okumaya devam et Son yuvam; terk edilmiş bir gemi…