O cemaatin ismini koydum: Yedek Lastik…

Türkiye’nin problemi laiklikten kopartılmasıdır…

İslam’ın olduğu her yere ABD ve İsrail emperyalizmi cemaatlerini çok rahat sokar, soktu, sokmaya devam edecek…

Çünkü Müslüman toplumlar sorgulama yeteneği aşındırılmış ümmetçi kitlelerdir…

Bu gerçeği artık herkes biliyor… Bir FETÖ gider, bin FETÖ gelir durumunu yaşıyoruz…

FETÖ’den sonra parlatılan bir tarikat var… Aslında çok yeni bir tarikat değil…

Ben bu tarikatın ismini koydum; yedek lastik…

Adına “Menzil tarikatı” ya da “Menzil cemaati” deniliyor… Eşeleyip araştırdım…

Zaten ismi kimseye yabancı gelmeyecektir…

Bakın Menzil cemaati hakkında internette neler buldum…

“Menzil Cemaati “Muhammed Raşit Erol” (1930-1993) tarafından kurulmuştur. Bugünkü önderleri Abdulbaki Erol’dur.
Adıyaman merkezli olup, Ankara ve İstanbul’da da mevcuttur, ekonomik gücü, mensuplarının işlettiği firmalardan kaynaklanmaktadır…”

Görüldüğü gibi, gene din ve ticaret bir arada!..

Peki; bu tarikata ya da diğer deyimiyle cemaate kimler gidiyormuş…

“Bu tür yapılanmalara iştirak edenler aslında tamamen büyüsel düşünce altında hareket eden insanlardır.
Genellikle sınırda Kişilik Bozukluğu, Şizofreni hastası ve muhtelif Madde Bağımlılığı olan kişiler gidiyorlar.”

Bu tip hasta kişiler “dini yöntemlerle” tedavi için gidiyorlarmış tarikata… Sağlıkta devrim diye buna derim ben…

Daha enteresanı; Menzil cemaatine çok ünlü kişilerin gittiği bilgileri var…

Menzilcilerin özellikle Türkiye’de hastaneleri ele geçirdiği sıkça tekrarlanıyor son zamanlarda…

Yani FETÖ’nün dershanelere yönelmesi durumu gibi Menzilcilerin hastanelere el atmış olması gerçeği ile karşı karşıyayız…

Bu bana Askerî Hastaneler‘in devrini hatırlattı…

Uyduruk 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra Tayyip’in alelacele GATA’yı Sağlık Bakanlığı’na bağlamış olması geldi aklıma…

Herkesin sorduğu soru şu; Sağlık Bakanlığı’nda FETÖ yuvalanması yok mu?..

Elbette her kurumda olduğu gibi orada da bolca vardı ve hâlâ muhtemelen var…

GATA’nın Sağlık Bakanlığı’na bağlanması, TSK’nın tam anlamıyla kafeslendiğini gösteriyor…

Zaten Jandarma ve Sahil Güvenlik güçleri de bizzat Tayyip tarafından İçişleri Bakanlığı’na bağlandı…

Türkiye’de yüzlerce cemaat var ve gözü açık herkes bu cemaatlerin kökünün CİA’ya uzandığını, emperyalistler tarafından yaratıldığını öğrendi…

Ortadoğu’da yaptıklarının aynısını Türkiye’de yapıyorlar…

Yakın zamanda Menzil’i daha fazla duyacağımız kesin görünüyor…

Külüstür kamyonet Türkiye’nin “Yedek lastiği” patlayan kabağın yerine takılıyor… Bakalım menzili nerelere uzanacak!..

Yine din temalı ve her zaman olduğu gibi dini sömürüye dayalı bir cemaat organizasyonu var karşımızda…

Bu defa işleri çok daha kolay; çünkü asıl hedefleri olan TSK’yı bitirdiler…

Yeni teröristlerin hayırlı olsun Türkiye…

CEM AKKILIÇ
22 Ağustos 2016

menzil cemaati

 

cem akkılıç

İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM

Burhan Kuzu’nun İTİRAFLARI ve Tayyip’in cemaat ortaklığı…

Kamboçya’da iki Türk dolandırıcı…

Kamboçya’da iki dolandırıcı Türk tezgahı kurmuşlar sadece Türkleri dolandırıyorlar…

İki Türk dolandırıcı, deniz kenti Sihanoukville‘de tam 10 yıldır Koh Rong ve Koh Rong Samloem adasını pazarlıyorlar.

Bir de bunların Türkiye’de dolandırıcı ortakları var. Türkiye’de bulduğu paralı adamları Kamboçya‘ya yolluyor… Bu sözünü ettiğim iki Türk’ün kucağına atıyor.

Taktikleri kısaca şöyle; Türkiye’den kaçmak ve Kamboçya’ya yerleşmek isteyen Türkleri adaya götürüyorlar…

Turkuaz denizi gören Türklerin zaten vidaları gevşiyor anında… Ohh cennete geldik diyorlar…

Her iki ada da kendi bungolav ve restoranları var. İnternetten buldukları müşterileri kendi bungalovlarına yolluyorlar…

Dolandırılanlar ise haliyle sinek avlıyorlar adada… Çünkü adaya sadece internet üzerinden müşteri geliyor…

Fakat burada önemli bir şey belirtmek istiyorum… Bu çete, sadece Türkleri dolandırabiliyor. Bu zamana kadar Türkler dışında kimseyi çarpamadılar çünkü yabancılar aptal değiller…

10 yıl önce Koh Rong ve diğer Koh Rong Sanloem adasının bir bölümünü satın almışlar devletten. İşte oralarda kurdukları Bungalovları fahiş fiyattan kaktırıyorlar… 50.000 dolar etmeyen yere 250.000 dolar çekiyorlar…

Daha sonra ise çeşitli yöntemlerle yer sattıkları kişileri kovuyorlar… 2016 yılında Bungalov sahibi iki Türk’ü kovdular…

Bu çetenin eline düşenler için işin daha dramatik boyutu var. Kamboçya’ya gelip iş yapmak isteyenleri kendilerine ortak yapıyorlar… Hiç bir emek sarfetmeden ciroların yarısını mideye indiriyorlar…

Geçen yıl Koh Rong adasında büfemsi bir yeri market diye kakaladılar bir Türk’e ve ortak oldular…

Adam o büfemsi ağaçtan yapılmış kulübeye 30.000 dolar ödedi. İçerisine bir o kadar da sermaye koydu. Bizim akıllı bıdık dolandırıcılar adamı kendilerine ortak ettikleri için kazancın yarısına ortak oluyorlar. Ehh zaten Kamboçya’nın berbat ekonomisini bunun üzerine eklerseniz adamın iflasın eşiğinde olduğunu anlarsınız.

Zaten son üç yıldır Kamboçya’da iflas eden edene… Çünkü özellikle Sihanoukville kentinde ekonomi yerlerde sürünüyor… Turist gelmiyor ve gelenler ise zaten kalitesiz turistler…

CEM AKKILIÇ
20 Ağustos 2016

 

PicsArt_08-19-02.46.42.jpg

 

kamboçyada iki türk dolandırıcı

 

kamboçya.jpg

Yalancı İmam’a şiirler döşüyorum…

Asker değilim ama askerlikte geçerli olan kuralları kendi hayatımda uygulamaya çalışırım…

Misal;

Askerlikte ilk yazılı kurallardan birisi der ki; düşmana ne pahasına olursa olsun teslim olmayacaksın!..

Esir olmaktansa; gezginci kılığında sırtlandım valizi bir dolu kitapla çıktım yollara…

Ve bakın neler oldu, neler olmadı…

Eleştirilerime hakaret diyemediler…
Cumhur’a hakaret etmişsin diyerek eleştirilerimi kanıt diye gösteremediler…

İktidarın polisleri evimizi basıp, bilgisayarıma, cep telefonuma el koyamadılar…

Ortaçağ kafalı komiserin biri arayıp, “kardeş girme şu şeytan icadı internete, biz bıktık artık senin evini basmaktan” diye sitem edemedi mesela…

Başka bir komiser arayıp, çalıştığım gemi denizin ortasındayken, “atla hemen gel ifadeni alıp seni serbest bırakacağım” diye manyakça bir çağrı yapamadı…

Haftada bir, hiç şaşmadan düzenli olarak evimizi basan polisler, reçel kavanozunun içini bile arayamadılar… (Reçel şimdi özgürlüğüne kavuşmuş vaziyettedir)

Aynı polisler sabahın köründe yatak odamın içinde arama yaparlarken, içlerinden komiser olanı, “cumhuriyeti savunmak sana mı kaldı lan” diyerek üzerime yürüyemedi…

Kiracımızın evini basıp, on bir yaşındaki oğlunun bilgisayarına el koyarak, annesine “sen Cem Akkılıç’ın işbirlikçisisin” diye iftira atamadılar…

Komşumuzun evinde bir defa e-postalarımı açıp baktığım için İP tespitiyle, komşumuzun evini yirmi polisle basıp bilgisayarına el koyamadılar, evin duvarında asılı Kuran-ı Kerim’in içini yoklayıp, “delil” arayamadılar… Komşumuzu suçsuz yere yıllarca mahkeme kapılarında süründüremediler…

Hükümetin fedaisi savcılar, ellerinde İP delili olmadan “uyduruk hakaret fotokopilerini” gösterip, “padişahımıza saydırmışsın, işte kanıt” diyemediler…

Sırtlandım valizi, çıktım yollara demiştim ya…

Türkler gittikleri her yeri vatan toprağına çevirirler, Arap kafalılar anlayamaz bunu…

Ehhh işte; ben de şimdi burada küçük bir toprağı vatan toprağı yaptım…

Ve evlilik vaadiyle kandırılıp, kızlığı bozulmuşlar gibi sürekli; “aldatıldım, kandırıldım” diyerek memleketi ateşlerin ortasına atan yalancı imama şiirler döşüyorum…

CEM AKKILIÇ
5 Ağustos 2016

http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/

 

En sonunda BEDEVİ ORDUSU kuruldu…

Merak ediyorsanız buradan bakın.

şiirler.jpg

 

cem akkılıç

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ DESTEKÇİSİ BAKIN NELER SÖYLÜYOR…

Kürdistan etiketli Büyük İsrail…

Emperyalist çete hedefine ulaşıyor…

Kürdistan etiketli büyük İsrail için gün sayıyorlar…

Neden mi?.. Nasıl mı?..

Sonunda allem ettiler, kullem ettiler Kürdistan‘ı (Büyük İsrail’i) kurabilmek için önlerinde gördükleri en büyük engel olan Jandarma Genel Kuvvetleri‘ni, Davut Boynuzlu imamlarına bağlamayı başardılar büyük İsrail’i planlayanlar…

Bunun acısını çok çekecek Türkiye…

Muhtemelen çok az kişi hatırlıyor, iki yıl önce bunu denemişlerdi ama başarılı olamamışlardı…

Ordu’nun yediği bu darbe; yani TSK’nın tüm birimlerinin tek merkeze bağlanması darbesi; artık Kemalist Ordu‘nun tamamen tasviyesi ve yerine büyük İsrail için dişini tırnağına takacak olan İmam’ın Ordusu‘nun kurulacağı anlamını taşıyor…

Herkes 15 Temmuz darbe girişiminin Tayyip’e yapıldığını düşünmüştü… İlk bir kaç saat içinde hepimiz öyle sanmıştık…

Zaten miadı dolmuş Fethullah’ı, çöpe atmaktansa intihar komandosu gibi ateşe atıp, başarısız darbe girişimiyle (!) istediğini  bir bir aldı emperyalist çete…

Kalkışmanın hükümete karşı salt “başarısızlık” üzerine kurgulanmış olduğu gerçeği, başka türlü nasıl açıklanabilir ki?!..

Bir de; “bu darbe girişimi senaryo olamaz çünkü 270 kişi öldü” diyen cahillere bir gerçeği ısrarla anlatmak lazım…

Senaryoların ölümlüsü de olur arkadaş…

İsrail’i kurmak için İkinci Dünya Savaşı’nı çıkartıp, 50 Milyon insanın ölmesine neden olmuş olan uluslararası hırsızlık şebekesinin patronu Yahudiler, Büyük İsrail‘i kurma yolunda Türkiye’de darbe girişimi yapıp 270 kişiyi öldürmüş çok mu?!..

Binlerce kişinin öldüğü 1980 öncesi ve sonrası Türkiye’nin başına gelenler “senaryo” değil miydi!..

Ve darbe başarısız oldu diyenlere şunu söylemek lazım; darbenin “hedefini” iyi etüt etmeye çalışsınlar…

Yukarıda yazdım!..

CEM AKKILIÇ
1 Ağustos 2016

VIDEO

İlker Başbuğ Tayyip Erdoğan’ın ipliğini pazara çıkartıyor…

 

cem akkılıç.jpg

PicsArt_08-01-12.05.02

Her şey daha kötüye gidecek…

İslam dini ajiteye ve sömürüye açık olduğu için; emperyalist hırsızlar her zaman dini kullanan düzenbazları Türkiye’de başbakan, yönetici ve başkomutan yapacaklar…

Emperyalizm asla cemaatlerden vazgeçmeyecek…

FETÖ’nün son kullanma tarihi geçtiği için çöpe atacaklarına, kendilerince haklı olarak uyduruk askerî darbe senaryosuyla halkın orduya karşı nefretini artırma yolunu seçti emperyalistler…

Ancak…

Tez zamanda yeniden yeşillenecek cemaatler, halka; “bu dünya gelip geçici burası sınav yeri, fakirliği sorgulamayın aksi taktirde cennete gidemez, Hurilerle günde 5 posta sevişmekten mahrum kalırsınız” palavralarını alenen sıkmaya devam edecekler…

Tevekkül, aza şükür, Tanrı’nın sınavı gibi beyin mastürbasyonları sürekli zihinlerde taze tutulacak…

Balık hafızalı, yarı aç yaşayan halk; Allahkitap diyenlere, şartsız teslim olmaya devam edecek…

Millet açlığını “cehennem korkusu” ile bastırmaya zaten alışkın ve hazır olduğundan gıkını bile çıkartmayacak…

TSK Atatürk çizgisine asla ulaşamayacak, ulaştırılmayacak… Ulaşmaya kalkışırsa, “kalkışma var” denilerek, emperyalizm en etkili silahını; “dini” kullanacak, “kafir bunlar, darbeci bunlar” nakaratını tekrarlattıracak…

Kendi silahını yapan, bağımsız ordu asla istenmeyecek… “Darbeci çamuru” atılacak…

Asgari ücret sittin sene küçük bir Avrupa ülkesindeki asgari ücretin altıda birine bile ulaştırılmayacak…

İtiraz edenler, gerçek demokrasi isteyenler, düşünce özgürlüğünü savunanlar, Türkiye’nin tam bağımsız olmasını savunanlar, bu uğurda çalışmaya yeltenenler anında “dinsiz, kafir” diye yaftalanıp, afaroz edilmeye devam edilecekler…

Dinci iktidarları eleştirenlere “hakaret davaları” açılmaya devam edilecek, savcılar dinci iktidarları eleştirenleri sorgulamaya başlamadan önce; “sen Müslüman değil misin lan” diyerek pataklayacaklar…

Ufak tefek yöntem değişikleri görülecek olsa bile; ana rotadan sapmadan, din eksenine sıkıştırılmış Türkiye, eskisinden beter kıçının üstünde debelenip duracak…

Sözün özü; avcı, oltası ve oltasının ucunda takılı duran “yem” ortadan kaldırılmadıkça Türkiye’de her şey daha kötüye gidecek…

CEM AKKILIÇ
30 Temmuz 2016

cem akkılıç

TÜRBANLI KIZIN İLGİNÇ ŞOVU

Bu video sosyal medyada izlenme rekoru kırıyor…

Etme bulma dünyası Büşracığım…

Sünnetsiz kardinal Fethullah’ın trol kalemşörlerinden türbanlı Hanım Büşra Erdal‘ı, bu toz duman içinde belki çok kişi hatırlamaz veya hatırlamayacak…

Trollüğün kaderi midir?..

Sonuçta unutulup gidecek…

Hatta ona kimseler sahip bile çıkmayacak!..

Şimdi biraz gerilere gidelim…

*

Türbanlı Büşra, ZAMAN paçavrasının “Yargı Muhabirliği” görevini yerine getiriyor, Balyoz kumpasları döneminde tutuklanıp, Silivri‘de esir alınan kahraman Türk askerleri ve aydınlarının karşısına geçip, yüzüne kondurduğu alaycı ifadeyle o esirlerin fotoğraflarını çekiyordu…

Silivri zindanlarında “Sessiz Çığlık” eylemleri için toplanan komutan hanımlarını kastederek; “yahu bunların hepsi sarışın, hangisi hangi komutanın karısı ayırt edemiyoruz” “sarışınlar üzerlerine beyaz tişört giysin, üzerlerine kocalarının resimlerini bastırsınlar” diye alaycı twittler atarak, kıt beyniyle dalga geçtiğini sanmıştı sosyal medyada…

*

Tabi o zamanlar Davut Boynuzlu Tayyip ile sünnetsiz Kardinal Fethullah’ın arası pek iyiydi…

Aralarından su sızmaz, Tayyip ne isterse Fethullah’ına verir, Fethullah ise Tayyip’ini ödülsüz bırakmaz, onu ERGENEKON’a savcı yapardı…

Taaa okyanus ötelerinden gurbet kuşu gözüyaşlı Fethullah sevgilisine methiyeler düzer, davut boynuzlu endamlı sevgilisi ise altta kalmayıp, bu jestleri karşılıksız bırakmaz, en yakın adamlarını ilk uçakla Pensilvanya’ya gönderip, el etek öptürürdü…

*

İşte o dönemlerde cemaat medyası tarafından parlatılmıştı türbanlı Hanım Büşra Erdal…

*

Gel zaman git zaman iki sevgili; Tayyip ile Fethullah’ın arası “pastayı paylaşım” kavgasıyla bozulunca, cemaate bir takım operasyonlar başlamıştı ve ben de türbanlı trol Büşra’nın “alaylı twitlerine” karşılık, 27 Temmuz 2014 günü SARIŞIN KADINLAR başlıklı yazımı yazmıştım…

*

İki gün önce polisler türbanlı Büşra’yı paketlediler, bileklerinde kelepçe takılıydı…

Geçmişte “sarışın kadınlar” diyerek dalga geçtiği komutan eşlerinden hiç birisi gelmemişti Adliye’ye Büşra ile dalga geçmek için…

Fakat komiğime giden şu oldu; türbanlı dini bütün aklı yarım Büşra, elleri kelepçeli Adliye’ye götürülürken “sarımtırak” bir türban geçirmişti kafasına…

*

Eeee eskiler ne demiş…

Etme bulma dünyası Büşracığım!..

CEM AKKILIÇ
29 Temmuz 2016

Sarışın kadınlar başlıklı yazımı buradan okuyabilirsiniz.

büşra erdal.jpg

Sürekli dalga geçiyordu Twitter hesabından…

PicsArt_07-29-03.03.55

USTACA HAZIRLANMIŞ BİR DARBE KALKIŞMASIYDI

Çok önemli bir olay toz duman arasında kayboldu gitti…
Osuruk Darbesi sonrası Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığı’na (BADEMLERE) bağlandı.

Hatırlayın; 2 yıl önce bunu denemişler, ama bir şekilde başaramamışlardı…

Eminim bu OSURUK DARBESİ TİYATROSUNU düzenleyen ABD, TAYYİP ve FETHULLAH kıs kıs gülüyorlardır…

Sahi; hâlâ bu OSURUK KALKIŞMANIN sahici olduğuna inananlar var mı?..

ABD ve TAYYİP istediğini aldı. Jandarma ve Sahil Güvenlik BADEMLERİN emrine girdi… Kürdistan’a açılan yol için; Jandarma önlerinde duran ve onları tökezletecek bir “taş parçasıydı…”

DARBE ayağına hem TSK‘yı iyice hadım ettiler hem de milletin zaten var olan asker düşmanlığını iyice körüklediler… Gerçekten ustaca hazırlanmış bir DARBE kalkışmasıydı…

Haydi gelin şimdi “DARBE'”yi tartışalım… Nasıl olsa leyleklerin ömrü laklak yaparak geçermiş…

CEM AKKILIÇ

hanım büşra erdal

Darbe girişimini anlatan eski komutanlar…

Günlerdir KUMPAS mağduru eski komutanları izliyorum. Büyük televizyonlarda saatler boyu konuşuyorlar…

Doğal olarak FETÖ gerçeğini gözler önüne seriyorlar…

Fakat nedense TV karşısındaki komutanların büyük çoğunluğu AKP iktidarını eleştirmiyor… AKP desteği ile FETÖ’nün yeşillenip dal budak sararak Türkiye’yi kuşattığını görmezden geliyorlar…

Emperyalizmi ve o emperyalizmin ılımlı İslam planı doğrultusunda FETÖ’nün doğup, palazlandırıldığını halka anlatmıyorlar… Bir kaç cılız AKP eleştirisi dışında; “tık” çıkmıyor komutanlardan…

Peki; geçmişin bu parıltılı ve vatansever komutanları, FETÖ’nün eski ortağı AKP iktidarını eleştirme konusunda “çapsızlar m?..” Asla!..

Ancak neden bu konularda hep susuyorlar, kafamı kurcalıyor!..

İktidardan bir beklentileri mi var?!..

Taktik gereği olarak mı bunu yapıyorlar?!.

Eğer bu bir taktikse; işe yaramaz bir taktiktir, çünkü Ergenekon savcısı Recep düşünüldüğünden daha kurnazdır…

Geçmişte FETÖ’nün haksızlıklarına uğrayan komutanların, gözleri FETÖ’den başka bir şey göremiyor mu?!..

Ya da darbe girişimi ile süren kavganın, iki farklı İslamcı  kanadın kavgası olduğunu, kavgayı kazananın Atatürk ilkelerine hizmet etmeyeceğini göremiyorlar mı?!..

Uğradıkları onca haksızlıklardan ve zindanlarda geçen yıllardan sonra, bu komutanların, ülkenin bu durumlara gelmesinde AKP’nin suç ortağı olduğunu anlatmalarını beklemek herkesin hakkı bence…

Ahmet Hakan’ın açık oturumlarını izlemeye devam ediyorum…

KUMPAS mağduru eski FETÖ AVCISI askeri savcı Zeki Üçok daha önce yaptığı gibi; Genelkurmayı oranları eksik vermekle eleştiriyor haklı olarak… Genelkurmay’ın açıklamasında TSK’da FETÖCÜ general ve amirallerin 100%1.5 olduğu ifade edilmiş…

Akla şu geliyor tabi; Hulusi Akar FETÖCÜ olabilir mi?!..

Bir başka tartışmada emekli albay Mustafa Önsel, darbe gecesinde halkın gözlerinde Kurtuluş Savaşı ve Sakarya‘yı gördüm diyor… İşte artık emperyalizmi yenebilirize getiriyor…

O milli mücadele yıllarında hangi halk müezzin kıyafetleri gidip, topluca tekbir getirmişti sormak lazım Mustafa albaya…

Eğer tekbir çeken İslamcı halk kitleleri ile emperyalizmi mağlup edeceğini düşünüyorsa Önsel, öngörüden yoksun demektir… Ve darbe gecesinde halkın “asker düşmanlığı” tepe noktasına erişmişken, Önsel nasıl bir milli mücadeleden söz edebiliyor, hakikaten anlayabilmiş değilim…

CEM AKKILIÇ
29 Temmuz 2016

İktidarı kıyasıya eleştiren, hadiselerin geçmişine inip müthiş analizler yapan emekli Tümamiral Türker Ertürk’ü tüm diğerlerinden ayırmak lazım.

Ertürk’ün 15 Temmuz Darbesi sonrası söyledikleri çok önemli.

Hemen alta konuşmanın linkini ekliyorum…